31 Ocak 2012 Salı

Soruşturmada TOP 5 !



Pazar sabahının verdiği uyuşuklukla kalkmıştık hepimiz yatağımızdan. Bu uyuşukluğu atıp pür dikkat ekranların karşısına geçmemizi ancak böyle şok edici bir haber sağlayabilirdi. İşte o andan bugüne kadar hiç bir Fenerbahçelinin hayatı eskisi gibi değil. Soruşturmayla yatıp soruşturmayla kalkar olduk. Kızgınız, öfkeliyiz ama soruşturmanın kendisine değil; yürütülüş biçimine, hukuksuzluklara, komikliklere, linç çabasına. Bu linç çabası, bu karalama faaliyetleri yürütülürken ortaya atılan mesnetsiz iddialar artık kendini aştı. Her gün bir başka iddia çürüyor, bir başka yalan ortaya çıkıyor. Bu iddiaları gelin bir bir ele alalım ve kendimizce Top 5 listemizi çıkaralım.



5 Numara: "Aziz Yıldırım'ı Bir Şey olmasa Alamazlar Aga"
Soruşturma ilk başladığı dakikadan itibaren şike varlığına dair şike varlığında dair tüm kamuoyu tarafından kullanılan en büyük sav buydu. "Koskoca Aziz Yıldırım Hacı", "Bir şey olmasa alırlar mı adamı", "Ateş olmayan yerden duman çıkmaz" söylemlerinin ötesine gidemeyen bu iddia karşısında sanırım geride kalan 4-5 yıllık sürede Türkiye'de kimlerin tutuklandığını ve hala yargılanmayı beklediğini inceleme zahmetinde bulunmalarını rica etmemiz uygun olacaktır. Geçen 7 aylık süreçte hala en ciddi dayanak olarak gösterilen bu açıklamalarla top 5 listemize başlıyoruz.

4 Numara: "Şike Tespit Ettik"
Emniyetin henüz sürecin üçüncü gününde yaptığı, "Örgütlü bir şekilde, Süper Lig ve Banka Asya Birinci Ligindeki toplam (19) maçta şike ve teşvik faaliyetlerinin gerçekleştirildiği tespit edilmiş ve delillendirilmiştir." açıklamasıyla başlayalım. Görevi delilleri toplamak, soruşturmayı gizlilikle yürütmek ve adli makamlara aktarmak olan kuruluşun bu açıklamasının ne gariptir ki başka bir soruşturmada örneği yok. Artık salt kendi görevlerini yerine getirmekten bıkmış olacak ki biraz da savcıcılık, hakimcilik oynamaya karar veren İstanbul Emniyetinin bu açıklaması listemize 4 numaradan dahil oluyor.

3 Numara: "Son Beş Maçın Sonucunu Biliyorduk"
Süreç başladığından beri gizliliği olan her verinin sızdırılması gibi özel görüşmelerden sızdırılan bir açıklama da savcının Mehmet Ali Aydınlar'a söylediği iddia edilen "Son beş maçın sonucunu oynanmadan biliyorduk" açıklamasıydı. Her ne kadar bu açıklama süreç başladıktan nedense yaklaşık 2 ay sonra özel yetkili savcı tarafından yalanlansa da bu iddianın soruşturma için yürütülen manipülasyonda ne derece etkili olduğu hala mesnetsizce kullanılıyor olmasından belli. 3 numara da bu varlığı meçhul açıklama yer alıyor.

2 Numara: "Emenikenin Para Sayarken Görüntüleri Var"
Malumunuz şike soruşturması kendi ünlülerini de yarattı. İşte soruşturmann ilk günlerinde bunlardan biri de Ekrem Açıkel'di. Daha soruşturmanın ilk dakikalarında CnnTürk ekranlarında Fenerbahçe keyifli küme düşürülürken sık sık bu tiz sesli muhabire bağlanılıyor ve bu abimiz de heyecanla anlatuyordu. İşte o sırada abimiz söyledi bu cümleyi. Güya Emenike, Fenerbahçe'den 32. hafta kendilerine karşı oynamaması için para almış ve bu parayı sayarken takibe yakalanmış, bu durum görüntülendirilmişti. Bu mesnetsiz iddiaya dayanak olarak o maçta oynamaması gösterilen Emenike'nin ne sağlık raporu ve diğer maçlarda da oynayamaması gündeme geldi ne de süreç başladığından beri şüpheli isimlerin en mahrem anları bile ortaya çıkarken bu görüntüler ortaya çıktı. Bu saçmalık da listemize 2 numaradan girmeyi başardı.

1 Numara: "Korcan'ın Kız kardeşi Üzerine Araba Alındı"
Bu iddiamıza göre de Sivas-Fenerbahçe mücadelesinde şike yapması karşılığında Korcanla anlaşılmış ve Korcan'a bu şikenin karşılığı olarak Mini Cooper hediye edilmiş; fakat durum belli olmasın diye araba Korcan'ın değil, kız kardeşinin üzerine kaydettirilmişti. Bu iddia da kamuoyunu ikna etmek adına önemli bir dayanak olabilirdi, nispeten oldu da ta ki Korcan'ın kız kardeşi olmadığı ortaya çıkana kadar. Yanlış anlamayın kız kardeşi olmadığı ortaya çıktı diye bu iddia çürümedi. Hala bu iddiayla Fenerbahçe'yi ve Korcan'ı suçlayanlar, kız kardeş rezaletine kılıf arayanlar mevcut. Kendilerine 1 numarayı uygun gördük.

5 Ocak 2012 Perşembe

FBloggers "58. Madde Değişmesin" Diyor !


3 Temmuzdan beri yaşanan sürecin ilk anından bu yana Fenerbahçe taraftarının büyük çoğunluğu gibi "bir şey varsa düşelim" tavrını 'FBloggers' oluşumu olarak da benimsedik. Son günlerde kamuoyunda, soruşturmanın kulüpleri ilgilendiren sonuçlarını belirleyecek olan TFF Disiplin Talimatnamesi'nin 58. maddesinde değişiklik yapılması ile ilgili bir algı yaratılmıştır. Söz konusu maddenin içerik bakımından ele alındığında iddianamedeki suçlamalar baz alınırsa sadece Fenerbahçe'ye değil, adı geçen diğer kulüplere de cezai yaptırımları olacağı aşikardır. Kamuoyunda oluşturulan bu değişim algısı ve akabinde TFF tarafından Genel Kurul kararı alınması neticesinde -her ne kadar önem verilmese de- konunun en önemli muhatabı olarak biz Fenerbahçeliler de düşüncelerimizi belirtmek isteriz.  

Sürecin ilk gününden bu yana Fenerbahçe taraftarının büyük çoğunluğu gibi biz 'FBloggers" olarak da her şartta kulübümüzün yanında durduk. Kulübümüze yönelik yürütülen linç kampanyasına karşı durduk. Haksızlıklara, hukuksuzluklara karşı   takımımızın sahada akıttığı alın terine sahip çıkmak için Topuk Yaylası'na, Bağdat Caddesi'ne, Taksim'e koştuk. Moda'yı fenerlerle ışıldattık, Uzunçayır'da biber gazı yedik. Kulübümüze maddi destek sağlamak uğruna Fenerbahçe Kart'a, Feneriumlara koştuk. 

Biz "FBloggers" oluşumu olarak Fenerbahçemizin geçen seneki şampiyonluğunun tamamen hocamız ve futbolcularımızın emeği ve alın teri ile kazanıldığına sonuna kadar inanıyoruz. Sahadaki mücadeleden, Alex'in hırsından, Guiza'nın gözyaşlarından, Stoch'un o içten çabasından, Gökhan'ın arzusundan, Aykut Kocaman'ın alın terinden zerre kuşkumuz yok. Adil bir yargılama neticesinde Fenerbahçemizin ve yöneticilerimizin bu süreçten aklanacağı beklentisi ve umudunu taşıyoruz. Ancak soruşturma süreci boyunca kulübümüze yönelik haksızlıklara nasıl isyan edip karşısında dimdik durdu isek, soruşturmanın sonucunda beklentilerimizin aksine Fenerbahçemizin yöneticileri vasıtasıyla hukuksuz işlere bulaştığına kanaat getirilirse mevcut yaptırımların uygulanması beklentisi içerisindeyiz. Şunun bilinmesi isteriz ki "halkın takımı" olarak addedilen bir camianın mensupları olarak biz Fenerbahçelilerin haksızlıkların, hukuksuzlukların yanında olmamız mümkün olamaz. 

Fenerbahçe Yönetim Kurulu, kulübün soruşturmadan aklanarak çıkacağına inanıyorsa bu süreci lekeleyecek, kafa karıştıracak çabalara ortak olmaktan kaçınmalıdır. Disiplin talimatnamesinin 58. maddesi adil bir yargılanma sonucunda harfiyen uygulanmalı ve Fenerbahçe suçlu bulunursa küme düşürülmelidir.

Saygılarımızla...
FBloggers


16 Aralık 2011 Cuma

Bir Garip Kulüp (!)


Bugün Trabzonspor Kulübü tarafından resmi sitelerinden Zokoro'ya verilen ceza ile ilgili bir açıklama yaptı. Açıklamayı tanımlarken "hayret verici", "garip", "ilginç" gibi tabirler kullanmamamız söz konusu kulübün bu trajik açıklamalarına bu sıfatların artık yetersiz kalmasından kaynaklanıyor. fanatiktrabzonluyuz-serefsizfener.blogspot.com adlı bir blog mevcut olsa sahiden şu seviyede bir açıklama yapmayabilir. Bir resmi sitenin yüksek ihtimalle yönetim kurulu onayıyla böyle bir açıklama yapması sahiden vahim bir durum. Açıklamayı parça parça irdelemeden verilen cezanın orantısız olduğunu, adil olmadığını da belirtelim:
Faul olduğu bile tartışılan bir pozisyonun ardından oyundan atılan ve Gençlerbirliği maçında görev almayan Zokora’nın özellikle Fenerbahçe müsabakası öncesinde böylesine ağır bir cezaya çaptırılması manidardır.

Öncelikle kırmızı kart pozisyonunun tartışmalı olduğu doğru; ancak bu cezanın Fenerbahçe maçında verilmiş olmasının tamamen fikstürde bir sonraki maç olmasından kaynaklandığını idrak etmek gerekiyor öncelikle.
Böylesi bir kararı veren heyete ancak Fenerbahçe genel kurul üyesi olan ve cebinde bu kulübün kartını taşıyan bir Başkan liderlik edebilir.

İşte ilk bomba burda patlıyor, kıytırık taraftar forumlarında böyle iddialar yok gerçekten. Bu zihniyet geçen sene de kendini kalkan yanlış ofsayt bayrağını yardımcı hakemin Aziz Yıldırım ile hemşehri olmasına bağlayarak kendini göstermişti.
Daha yakın tarihte, Fenerbahçeli Alex ile Galatasaraylı iki oyuncu Elmander ve Engin Baytar örneği ortada dururken, bu oyuncuların işledikleri hatalara rağmen adeta Trabzonspor maçına yetiştirilmesine özen gösterilirken, son Zokora kararı ister istemez kafamızdaki soru işaretlerini arttırmıştır.

Elmander'in iki maç verilen cezasının bir maça indirilmesinin yanlış olduğunu varsaysak bile yetiştirilmeye çalıştığı maçın Trabzonspor değil, Fenerbahçe maçı olduğunu varsaymamız gerekir. Ama pardon disiplin kurulunun başındaki şahıs Fenerbahçeliydi, değil mi? Dirsek atmadığı pozisyonunun içindeki Karabüksporlu futbolcu tarafından bile belirtilmişken Alex'i de bu tartışmanın içine çekmek de olayı bir kez daha Fenerbahçe'ye getirmeye çalışmaktan geliyor sanırım. Alex'in de Trabzonspor maçına yetiştirilmesine özen gösterildiği anlamı çıkan cümlenin bu kısmının bir anlatım bozukluğundan ibaret olduğunu umuyorum :)

Trabzonspor Yönetim Kurulu, Zokora kararıyla ilgili olarak tahkim kuruluna gereken başvuruyu yapacak ve cezanın kaldırılması yönünde talepte bulunacaktır. Ancak maalesef üzülerek söylemek istiyoruz ki; Disiplin Kurulu’nun 4-3, Tahkim Kurulu’nun 6-1 birilerinin yanında olduğunun seslendirildiği, üstelik kararlarla bu durumun ve iddianın desteklendiği bir ortamda güven ortamı iyice sarsılmıştır.

Son bomba da yine "Telegol ağzı" ile geliyor. Diyelim ki burada yazılan  "Disiplin Kurulu’nun 4-3, Tahkim Kurulu’nun 6-1 birilerinde" olduğu iddiası doğru olsun. Peki bu durum hangi kararlarla destekleniyor ? Elmander'in cezasının düşürülüp Fenerbahçe maçında oynaması kararıyla mı destekleniyor "birilerinin" elinde olduğu ?

Bu trajik açıklama ve söz konusu kulübün yıllardır yaptığı benzer açıklamalara dayanarak;
  • Diğer balıkların aksine hamsinin zeka gelişimine katkı sağlayan Omega3 maddesi içermiyor olabileceği,
  • Yıllardır gülümseyerek dinlediğimiz bütün o fıkraların aslında fıkradan ibaret olmayabileceği,
  • "Leman", "Penguen", "Uykusuz gibi dergileri okumaktansa Trabzonspor resmi internet sitesi okumanın daha çok güldürebileceği,
gibi sonuçlara varmak mümkün.

Hak ettiğiniz cevabı almanıza 2 gün kaldı, sabredin.
İliklerinize kadar cehennemi hissedecek,
Zokora gibi cezalı olmadığınıza kahrolacaksınız.
Sabredin !

8 Aralık 2011 Perşembe

Tehlikeli Bir Nokta 1 Yaşında

"Ne zamandır aklımda Fenerbahçe sevdamıza dair bir şeyler karalamak. Her salon çıkışı, her maç sonrası satırlar kafamda canlanırken kaybolup gidiyor aylardır. Erteleye erteleye bugüne kadar geldim yazmaya başlamak için. Ama şimdi siftah zamanı." diyerek başladığımız Tehlikeli Bir Nokta'da bugün ilk senemizi doldurduk. Bir Fenerbahçeli için duyguların en karmaşık yaşandığı son bir yılda elimizden geldiğince bir şeyler karalamaya, bazı konulara dikkat çekmeye, haksızlıklara cevap verip karşısında durmaya çalıştık. Bu yöndeki naçizane çabalarımızı sürdürmeye önümüzdeki yıllarda da devam etmeyi diliyoruz.

26 Kasım 2011 Cumartesi

Kocaman Gururumuz

Yaşanan malum süreçten dolayı bu lige dair yazmayacağımızı, bu kirli düzenden tiksindiğimizi söylemiştik sezon başında. Boşladık buraları da haliyle. Lige dair bir şey yazmayacağız yine. Nasıl biterse bitsin nasıl sonuçlanacağı belli olmayan bir yarışta puan, galibiyet gibi kavramlar Fenerbahçe camiasının yaşadığı bu zorlu savaşın yanında fazlasıyla arka planda kalıyor zaten. Pek çoğumuzun beklentisi sahaya yansıyacak hırs ve mücadeleden ibaret nitekim. Bu durumu detaylandırmaya, sahadaki performansları değerlendirmek gibi bir niyetim yok açıkçası.

Benim derdim şu süreçte ilk onbir, oyuncu değişikliği tercihleri ile hoca asan zihniyetle. Hoca hata yapacak elbet, yanlış değişiklikler olacak. Ama bu dönemde yöneticiler dahi siyasi otorite etkisiyle gıklarını çıkaramazken dimdik duran, camianın doğal lideri olan Aykut Kocaman'a yapılan saygısızlıkları içime sindiremiyorum. Kızacaksanız oyuncu değişikliğinde koşma zahmetine katlanmayanlara, sırtındaki çubuklunun değerini fark edemeyenlere kızın, bu süreçte hala dimdik durabilmemizi sağlayanlara karşı haddinizi bilin !

Aykut Kocaman, gururumuz onurumuzdur.
Aykut Kocaman, Fenerbahçedir.


22 Ağustos 2011 Pazartesi

Rüzgar Tersine Dönmüş

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi hakimi Nurullah Çınar tarafından verilen kararda ise, soruşturma dosyasında gizlilik kararı bulunmasına rağmen, dosyada yer aldığı iddia edilen bir kısım telefon görüşmeleri, ifade tutanakları ve diğer belgelerin basın yoluyla kamuoyuna aktarıldığı ifade edildi. “Soruşturma konusu olaylar ve şüpheliler hakkında kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmamasına rağmen, kesin hüküm gibi sunulan veya kamuoyunda bu şekilde algılanmaya elverişli denetimsiz yayınlar ile başkalarının ve şüphelilerin şöhret ve haklarının, aile düzenlerinin ve toplum sağlığının tehlikeye düşürüldüğü" belirtilen kararda, “Şüphesiz basın özgürlüğünün bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerdiği ancak başkalarının şöhret ve haklarının zarara uğratılması, aile düzeninin ve toplum sağlığının bozulması tehlikesi karşısında basın özgürlüğünün sağladığı bir kısım hakların kullanılmasının ve kamuoyunda haber alma hakkının ertelenebileceği" vurgulandı.



Soruşturma başlayalı 50 gün olmuş,
Gazetelerde şüphelilerin en mahrem görüntüleri yayınlanmış,
'Gizli' soruşturmanın tutanakları basına-medyaya servis edilmiş,
Serbest bırakılan "Futbolcuların para sayılırken görüntüleri var"mış,
Korcan'ın 'olmayan' "kız kardeşi üzerine araba alınmış",
Ancak 45 gün sonra yalanlansa da "Son beş maçın sonuçları biliniyor"muş,
Maç öncesi iki takım yönetimleri arasında yenen rutin yemekler "Gizli toplantı"ymış,
İçinde bilet ve forma bulunan "Fenerium poşetlerinin içinde binlerce dolar şike parası var"mış,
Soruşturma kapsamında tutuklu isimler en ağır linç kampanyasını yaşamış,
Medya tarafından yargısız infazın en insafsızı yapılmış...

Sonra...

Etik kurulu dosyaları incelemiş,
Somut bir bulgu tespit edilememiş,
NATO ihalesi çok konuşulur hale gelmiş,
Aziz Yıldırım mektuplarıyla ters kamuoyu yaratmaya başlamış,
Savcı ve soruşturmayı yürütüş biçimi artık ciddi biçimde sorgulanıyormuş
ve 
Soruşturmaya yayın yasağı gelmiş.

Sonuç mu ?
Linçin, saldırının her türlüsü yapılmış,
Fenerbahçe televizyonlarda küme düşürülmüş,
Tutuklu bulunan isimleri 'Gazeteci'ler (!) mahkum etmiş,
104 yıllık bir camia her türlü saldırıya, karalamaya uğramış
ama 
yayın yasağı ancak soruşturmadaki usulsüzlükler konuşulmaya başlayınca gelmiş,

Açık ve net...
demek ki rüzgar tersine dönmüş...



15 Ağustos 2011 Pazartesi

Biz Kararımızı Verdik !

Federasyon karar verecekmiş bugün,
"Sanat eseri soruşturma"dan 
"fenev düşsün, amatöre düşsün, tü kaka fener" 
sonucunu bekleyenler çoğunlukta.

Öncelikle soruşturma ilk başladığı günden beri belirttiğimiz fikrimizi yenileyelim.
Biz somut ya da değil bir şike ve/veya teşebbüs varlığı tespit edilirse en ağır cezanın verilmesi gerektiği konusunda ısrarlıyız.
Ancak kamuoyunda süreç başlatıldığından beri süregelen yargısız infaz süreci, gizlilik ihlalleri, hukuksuzluklar, soruşturmanın 'iddia makamı' olmayı üstlenen kişilerin daha önceki benzer operasyonlarda da aynı 'rol'ü üstlenmiş olması, gizlilik kararının her gün hiçe sayılmasına rağmen ortaya hala somut delil koyulamıyor oluşu; soruşturmaya güveni, güvenimizi derinden sarsmış, operasyonun 'şike' adı altında başka amaçlarla gerçekleştirildiği izlenimi yaratmıştır.
Yine de belirtmekte fayda var ki soruşturmaya duyduğumuz tüm bu kuşkuya ve rahatsızlıklara rağmen, Türkiye'de bulunmasının pek mümkün olmadığı adil bir yargılama sonucunda şike varlığı kamuoyu ve vicdanlar rahatlatılarak kanıtlanırsa en başta belirttiğimiz gibi en ağır karara hazırız.


Diyelim ki bugün beklediğimizin aksi oldu,
Ne fark eder ulan !
                 Alex'in insanüstü performansını değiştirir mi karar ?
Gökhan'ın "gönül"leri fetheden hırsını görmeyen kaldı mı?


Diyelim ki hak-hukuk-adalet dinlemeden kararlarını verdiler.
Ne fark eder ulan !
Dia'nın sağlı sollu yardırışlarına ne etkisi var kararın ?
Stoch'un o çocuk gibi heyecanlı halleri hafızamızdan silinecek mi karar olumsuzsa?

Diyelim ki düştük, şampiyonluğu aldılar elimizden.
Ne fark eder ulan !
Santos Antep'e koymuştu ya 90+4'te, unutacak mısınız onu ?
Amatöre de düşsek Guiza'nın Buca golünü izledikçe gözüm dolar benim, ya senin?

Diyelim ki düştük.
Aykut'un nasıl "kocaman" koyduğu gerçeği aklımızda kalmayacak mı?

Biz tüm sezon boyunca,
Kızdık,
Öfkelendik,
Bağırdık, çağırdık...
Küfredenlerimiz de olmuştur elbet,
Ama inancımızı yitirmedik,
"Kocaman" umutlarımızı hep muhafaza ettik,
Kıskanan gözlere inat gururla dolaştık 'çubuklu' üstümüzde,
Yaktık meşaleleri "Bu dünyayı yakarız" sözlerini gerçeklercesine,
İnlettik sokakları "Fenerbahçe sen çok yaşa" diye gırtlakları patlatırcasına
ve
Onlar bugün ne karar verirse versin mühim değil,
Biz kararımızı çoktan verdik...

ŞAMPİYON FENERBAHÇE